17 Haziran 2017 Cumartesi

Revox Saç Dökülmesini Engelleyen Derin Onarıcı At Kuyruğu Serumu

Herkese selam =)
Bugün konuğum Revox markasına ait Revox Saç Dökülmesini Engelleyen Derin Onarıcı At Kuyruğu Serumu.


Saç dökülmesi ne yazık ki neredeyse  herkesin yaşadığı sorunlardan biri.

Bazen mevsim geçişleri,bazen yaşadığımız stresli durumlar saç dökülmesinin başlıca nedenleri.

Daha önce şampuan ve maske yazılarını yazdığım Revox ürünleri s uzaması,saç dökülmesi konusunda kesinlikle tavsiye etmekten çekinmeyeceğim bir marka.

Vaadleri;
-Saç köklerinin tahrip olmasına engel olur.
-Saç için gerekli olan gereksinimleri sağlar.
-Saç köklerini besler,güçlendirir.
-Saça parlaklık,canlılık ve elastikiyet kazandırır.
-Nemlendirme sağlar.
-Saç büyümesi için gerekli olan aktif maddelerin saç köklerine ulaşmasına yardımcıdır.

Gelelim Serum hakkında neler düşündüğüme,

Kullanımı şu şekilde,banyodan önce saça uygulayıp,saç diplerime masaj yaparak ürünü yediriyorum.Ben talimatında 30 dk denilmiş olsa da ,en az 2 saat saçımda kalmasını tercih ediyorum.


Sonrasında devam ürünü olan şampuanla saçlarımı yıkayıp bazen maskesini bazen ise saç kremini uygulayıp işlemi sonlandırıyorum.

Peki gerçekten işe yarıyor mu?


Bu konuda o kadar çok soru alıyorum ki,tüm içtenliğimle belirteyim,bende kesinlikle işe yaradı.
Hatta bebek saç diye nitelendirilen saçların çıkmaya başladığını görünce aile ve arkadaş çevremden çoğu kişi ürünü sipariş ederek kullanmaya başladılar.Saç dökülme problemini ise en az %85 oranında azalttı, avuç avuç saç dökülmesi sorunu yaşayan biri olarak söylüyorum bunu.

Ürün saçta kesinlikle ağrılık yapmıyor!
İçerik olarak zaten bitkisel bir ürün.Biotin,B3 Vitamini,Niacin ,Panthenol gibi vitaminlerle içeriği güçlendirilmiş.Ama keşke içeriğinde alkol olmasaymış,kuru saçlılar için problem yaşatabilir.

Bu tarz ürünlerde düzenli kullanım o kadar önemli ki bunun bir kez daha altını çizmek lazım.
Ürün tüm saç tiplerinin kullanımına uygun.

100 ml lik sprey formdaki şişesinde satılıyor.Sprey formda olaması kullanım kolaylığı sağlıyor.

Benim yorumlarım bu şekilde,kullanan var mı aramızda serumu?
Bir sonraki posta kadar sevgiyle kalın.
Seda
xoxo


16 Haziran 2017 Cuma

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?

Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp, kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?

Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…


14 Haziran 2017 Çarşamba

Moshos Garden Greyfurt-Limonotu Özlü Body Butter

Herkese selam =)
Bugünkü konuğum Moshos Garden markasına ait Body Butter.

Body Butter sevgimi bilmeyen yoktur.

Farklı markalarda birçok butter denemişliğim var.O markalardan biri de bir etkinlikte tanışmış olduğum Moshos Garden.

Moshos Garden ürünleri bitkisel içeriğe sahip.
Body Butter içerisinde de Shea yağı,Mango yağı gibi bitkisel özler mevcut.

Çok yoğun yapıda,elinize aldığınızda sanki hiç emilmeyecek gibi hissediyorsunuz.Uyguladığımızda ise cildiniz ürünü iyice emiyor.

Nem seviyesi oldukça yüksek bir ürün.
Greyfurt ve Limonotu içeriğindeki bir diğer  özler.


Ben normalde turunçgil kokularını çok severim. Limon-Portakal vs. çoğu üründe kullanmaktan kaçınmadığım kokulardır.
Ancak bu ürünün kokusuyla çok anlaşamadık.Fazlasıyla ağır bir kokusu var.

Daha fresh bir koku olmasını tercih ederdim.

Pek tabi koku zevkleri herkes için farklıdır ,belki kokusunu seven olabilir ürünün ama benim düşüncelerim böyle =)
Siz ürünü kulandınız mı?
Bir sonraki posta kadar sevgiyle kalın.
Seda
xoxo

13 Haziran 2017 Salı

Body Fantasies Signature Body Spray-Vücut Spreyleri


Herkese selam.
Şimdi size sadece Gratislerde bulabileceğiniz harika bir body mist setinden bahsedeceğim.



Body Fantasies Signature  Body Spray Seti

Yaz mevsiminde parfümden çok bu tarz body mistleri kullanıyorum.
Bu yaza damga vuran spreyler ise  girdiğim her ortamda sende ne kokuyor yahu dedirten Body Fantasies Signature  Body Sprayler oldu =)

Kalıcılığı 6-7 saat aralığında ,gün içinde tazeleme, ihtiyacı hissetmiyorum.

Güzel kokuların isimleri soldan sağa  Twiligth Mist,Fresh White Musk, Japanese Cherry Blossom


Twiligth Mist

İnsanı bambaşka yerlere götüren bir kokusu var=)

Fresh White Musk

Yine çiçeksi bir koku,muhteşem olmuş.
Japanese Cherry Blossom

Mis gibi Japon kiraz çiçeği kokuyor.

Şişe tasarımları da oldukça şık =)

Yaza uygun çiçeksi kokuları bir araya  sprey seti, birbirinden güzel 3 farklı seçeneğiyle hem kendinize alabileceğiniz hem sevdiklerinize hediye edebileceğiniz bir set.


Parfümünü de yapsalar dedirtiyor insana =)
Çantaya at çık formu ile de oldukça pratik ürünler

Gratislerde farklı koku seçenekleri de bulunuyor.

Siz denediniz mi Body Fantasies spreylerini?
Bir sonraki posta kadar sevgiyle kalın.
Seda
xoxo







Bebak Suya Dayanıklı Göz Ve Dudak Makyaj Temizleyicisi

Herkese selam =) Konuğum bir Türk markası olan Bebak 'a ait Suya Dayanıklı Göz Ve Dudak Makyaj Temizleyicisi Çift fazlı o...